Vegas'a ilk gidişimde cüzdanımda bir sürü 20 dolarlık banknotla dolaşıyordum ve sürekli "bunu şimdi mi vereyim, ne kadar vereyim" diye tereddüt ediyordum. Üçüncü seferimde ise neredeyse her şeyi kartla hallettim, sadece bahşiş için ufak nakit taşıdım. Aradaki farkı yaratan şey, sistemi anlamaktı. Aşağıda hem ödeme tarafını hem de bahşiş miktarlarını, kafamda net rakamlar oluşturana kadar öğrendiğim haliyle anlatıyorum.
Las Vegas'ta kartla ödeyemeyeceğiniz yer neredeyse yok. Otel, restoran, market, taksi, mağaza, hatta çoğu food court tezgahı kart kabul ediyor. Ama nakit tamamen gereksiz de değil. Nakit gerçekten işe yaradığı üç yer var: bahşişler, kumarhane masaları ve küçük satıcılar / sokak müzisyenleri. Bir de bazı yerlerde nakit ödeyene indirim uygulanıyor, kartla ödeyene "card surcharge" adı altında yaklaşık %3 ekleniyor. Menüdeki fiyatın altındaki küçük yazıyı okuma alışkanlığı edinin.
Kart kullanırken beni en çok yakan iki şey oldu. Birincisi yurt dışı işlem komisyonu: Türkiye'den çıkan çoğu kartta işlem başına belli bir oran kesiliyor, bu yüzden gün içinde beş küçük ödeme yapmak yerine tek büyük ödeme yapmak mantıklı. İkincisi DCC, yani POS cihazının "Türk Lirası ile mi ödemek istersiniz?" diye sorması. Cevap her zaman hayır. Dolar seçin, çevrimi bankanız yapsın; cihazın önerdiği kur neredeyse hep kötü.
Kumarhane zeminindeki ATM'ler turistin çaresizliğinden besleniyor. İşlem başına sabit bir ücret alıyorlar, üstüne bankanızın kesintisi ve kur farkı biniyor. Casino cage'de (kasa) kart okutup nakit çekmek de benzer şekilde pahalı. Bunun yerine Strip üzerindeki eczane zincirlerinin, marketlerin veya banka şubelerinin ATM'lerini kullanın; ücretleri belirgin şekilde daha düşük. Ve tek seferde ihtiyacınız kadar çekin, üç kez 100 dolar çekmek yerine bir kez 300 dolar çekin.
Otelde bir de resort fee ve depozito meselesi var; check-in'de kartınıza günlük bir tutar bloke ediliyor. Bu bloke, harcanabilir limitinizi düşürüyor. Rezervasyon aşamasında bu kalemleri hesaba katmak, günlük bütçenizi kurarken hayat kurtarıyor.
Amerika'da bahşiş bir jest değil, ücretin parçası. Servis personelinin saatlik ücreti düşük tutulup farkın bahşişle kapanması varsayılıyor. Dolayısıyla "beğenirsem veririm" mantığı burada işlemiyor; ciddi bir sorun yoksa bahşiş bırakılıyor. Aşağıdaki tablo, kendi kullandığım ve genel kabul gören aralıklar:
| Hizmet | Alışılmış tutar | Not |
|---|---|---|
| Oturmalı restoran | %18–20 | Vergi öncesi tutar üzerinden hesaplamak yeterli |
| Bar / kokteyl | İçki başına 1–2 $ | Karmaşık kokteylde 2 $ |
| Büfe (buffet) | Kişi başı 2–3 $ veya %10 | Masayı toplayan personel için |
| Kahve, fast food, tezgah | Zorunlu değil | Ekranda çıkan öneriyi geçebilirsiniz |
| Oda temizliği | Gece başına 3–5 $ | Her sabah bırakın, personel değişiyor |
| Bagaj taşıyan görevli | Valiz başına 2–3 $ | Ağır valizde daha üstü |
| Vale (valet) | Aracı getirdiğinde 3–5 $ | Bırakırken vermek şart değil |
| Taksi | %10–15 | Yuvarlamak yaygın |
| Uber / Lyft | %10–15 veya 2–3 $ | Uygulama üzerinden |
| Havalimanı/otel shuttle | 2–5 $ | Bagaj yardımı yaptıysa üst sınır |
| Kumar masası krupiyesi | Ara ara 5 $ veya onun adına bahis | Uzun oturuşlarda âdet |
| Bedava içki getiren garson | İçki başına 1–2 $ | Servis hızını doğrudan etkiliyor |
| Spa, masaj, kuaför | %18–20 | Fişte zaten ekliyse tekrar vermeyin |
| Tur rehberi | %10–15 veya 5–10 $ | Grup turlarında kişi başı |
Kalabalık gruplarda ve bazı barlarda fişe otomatik olarak gratuity veya service charge ekleniyor. Adisyonu imzalamadan önce alt satırlara bakın; eklenmişse boş bırakılan "tip" hanesine bir şey yazmanıza gerek yok. Aynı şekilde gösteri biletlerinde ve bazı paket hizmetlerde servis bedeli fiyata dahil oluyor.
Bir de son yıllarda her yerde karşınıza çıkan tablet ekranları var: kendi kendinize aldığınız bir şişe suda bile %20'den başlayan öneriler görebiliyorsunuz. Bu ekranlarda "no tip" seçeneğini seç